Mehmet Emre Fencioğlu Yazdı: Beyaz Baston

Mehmet Emre Fencioğlu Yazdı: Beyaz Baston

Her şey yapılabilir… bir beyaz kağıtla uçak örneğin gemi mesela. Sallanmasın diye bir bacağı diğer bacağından kısa olan sehpanın altına bile sıkıştırılabilir bir beyaz kağıt.  Bu şiir, bulunduğu ilk andan itibaren insanlık tarihi için büyük bir çığır açan kağıdın bugün ne halde olduğunu, insanlık tarihi boyunca bütün birikimlerin yazı ile günümüze kadar aktarılmasını sağlayan bu muazzam icadın nasıl hoyratça kullanıldığını, değersizleştirildiğini anlatıyor.  İhtiyaçları doğrultusunda her şeyi kullanabilen biz insanlar; her şeye dilediğimiz gibi yön verebilmişiz.

Ben bugün bizim yön verdiğimiz şeylerden çok, bizim yönümüzü çizen hatta kaderimizi değiştiren bir şeyden söz edeceğim.  Kağıdın aksine başlangıçta sıradan, basit, temel insan ihtiyaçları için kullanılabilen bu şey bir dal parçasından başkası değil.  İnsanlık tarihinin başladığı andan itibaren sarf malzemesi olarak kullanılan bu dal parçası çanak, kaşık, kürdan vb. gibi  kullan at şeklinde  tüketilerek hayatına devam ederken; 1921 yılında kaderi değişiyor.

Bir kaza Sonucu gözlerini kaybeden İngiliz fotoğraf sanatçısı James Bigges trafikte seyir eden araçların kendisini fark edebilmeleri için  baston şeklinde yonttuğu dal parçasını beyaza  boyuyor ve bütün görme engellerin hayatında olmazsa olmaz 3 b yani braille, baston, bilişim   üçlüsünün ikincisi böylelikle hayatımıza giriyor.

Zahmetsiz rahmet olmaz misali beyaz bastonun dünya çapında kabul görmesi ve yaygın olarak kullanılmaya başlanması onlarca yıl sürüyor. Mayıs 1931 yılında BBC Radyosu beyaz bastonun görme engellileri uluslar arası arenada temsil eden bir araç olarak kabul etmeyi  önerdi. Görme engellilerin beyaz baston kullanarak güvenli bir şekilde seyahat edebilmelerini sağlayan ilk yasal düzenleme ise; 1931 yılında Amerika’da yürürlüğe kondu.   Bu noktada beyaz bastonun tarihçesinden ziyade beyaz bastonla tanışan,onu hayatında seyahat,güvenlik unsuru olarak içselleştirmiş görme engellilerin tarihçelerinden söz etmek gerekiyor bence.

Çeşitli platformlarda bize rol model olarak takdim edilen görme engellilerin örnek alınacak hayat hikayelerini duyabiliyoruz. Bu örnekler her ne kadar eğitim hayatları ile dikkatimizi çekse de, hepimizin ihmal ettiği bir unsur var ki oda bu kişilerin her şeyden önce beyaz baston kullanarak bağımsız hareketlerini hiç kimseye ihtiyaç duymadan gerçekleştiriyor olmalarıdır bence.

Akademik olarak ne kadar iyi eğitim almış olursa olsun bağımsız hareketi olmayan yani; beyaz baston kullanamayan bir görme engelli, zengin kaynakların fakir bekçisi gibidir. Kendi ailelerini korumacılıkla suçlayan görme engellilerin, çocuklarına sana güveniyorum ama çevrendekilere güvenmiyorum diye sınır koyan ailelerin dertlerine derman olacak, okyanusta yol açan Hazreti Musa’ nın asası gibi; biz görme engellileri her konuda başkalarına muhtaç olmanın yakıcı çölünden kurtararak, eğitim, iş, sosyal sahaların hepsinde  umman gibi; uçsuz bucaksız başarılara ulaştıracak yegane yol arkadaşımızdır, Beyaz Baston.

Engelli aileleri ve engelli bireyler, yazıma burada son verirken sizlere son olarak şunu söylemek istiyorum: Özgüven, sabır, gayretle birleştiğinde sihirli deynekin; masallarda değil, aslında yanı başımızda, hatta elimizde olduğunu kendi hayatımız bize, ailemize ve herkese gösterecek.

Sosyal Medyada Paylaşın:
BURSA HAKİMİYET GAZETESİ

Köşe Yazarı

Ali Genç
Tüm Yazıları
UTOG'lu gençler harika!
2003 yılında kurulan Bursa Uludağ Üniversitesi Toplum Gönüllüleri Topluluğu UTOG, harika işlere imza atıyor. Bursa'yı merkez alarak aktif bir şekilde birçok sosyal sorumluluk ve farkındalık proj...
17 Kasım 2019 Pazar, 09:24
DEVAMINI OKU